30 Nisan 2010 Cuma
DÜNYANIN 70 MİLYON NÜFUSUNA SAHİP TÜRKİYESİNDE DEVLET HASTANELERİ...
Hastaneler,küçüklükten beri öçü gibidir onların bendeki yeri,hala değişmedi...Bu gün bu yazıyı yazmak istedim.Çünkü,önceden beri kendimi konuşarak ifade edemediğimi biliyodum,yazmam gerekir benim,yoksa imkanı yok gerçek fatoş dünyası değildir.İki yıldır amigosu olduğum Haseki Araştırma Hastanesindeki dünyadan bahsetmek istiyorum.Gerçi çoğunda benzer görüntüler vardır.Öncelikle çok dehşet karmaşık bir trafiğe sahip bir giriş kapısı var,hastanedeki hademeler doktorlardan daha itibar sahibi olmalıdır ki ;havalarından ,yanlarından geçerken bir paraşüt almadıysan yanına vay haline..Karmaşık ve dar koridorlara sahip hastanede.neye hikmetse yoğunluğun çok olduğu polikilinikler yanyana koyulmuş,sanki insan yığını hoşlarına gidiyor gibi.Bide görevlilerin ağızlarını bıçak açmaz bir yer sorduğunda,hocası tarafından çiçek ol denilmiş birinci sınıf çoçukları gibi ve bu yüzden sen iki dakikalık iş için bir gününü gözden çıkarırsın.Bide bugun şahit oldum oralarda da karaborsa tezgahları açılmış.Nasıl mı!Hemen aydınlatayım.Diyelim ki ultrasyon çekiçeksin,eeee orada bir kaydı,bir günde yaptığına göre,ultrasyonu bir ay sonra çektirirsin.Hemen korkmayın devreye az önce yardım istediğiniz hademe giriyor,bir kart çıkarıyor hastaneye baglı bır merkez ama ücretli,size uzatıp burada yaptırın daha cabuk olur diyor,tabi önce işimi çabuçak halledicem diye mutlu oluyosunuz.Ama durun! hademe hemen bu mutluluk size çok diye "ücretli"takısını yapıştırınca...Harbiden sizin mutluluk,suyun kaynama noktasında oluşturdusu buharcıklar gıbı,buhar oluyor.E kardeş ne diyeyim zati o insanın gücü olsa gelirmi oralara.Hademelerde de suç bulmuyorum. Bu işsizlik ortamında devletin kapısına attıkları kapakla tabi karizmaları olucak,e hayatlarıda garantide düşünürler mi.Allah vurmuş ,ben vursam ne olur misali...Ama bir kötü haber benden oradaki çalışanlara,kapağı iyi yere attık diye sevindiğiniz devlat babanız,bütün varını yoğunu sattı.Yakında hastanelere de dadanırsa hiç şaşırmayın.Sonra promosyon veriliyo diye topladığınız kapağı bakkala götürüp,daha sonra promosyonları dağıttık ve artık gelmiçek diye üzülen magdur tüketici durumuna düşünce görürsünüz o karizmatik aktör dönemlerinizi..Neyse uzun lafın kısası,o kadar karmaşık ve zaman kaybına sebep olan bir düzene sahip ki bu hastaneler..bizim hülyanın dolabından bile daha karışık:.....İnsanlar resmen vergileriyle,emekleriyle,zamanlarıyla ve herşeyden önce insani değerleriyle rezil oluyorlar,rezil ediliyorlar.Önceden padişahların halkları ne durumda diye;normal insanlar gibi giyinip,halkların içine karıştıklarını anlatan birkaç ölkü okumuştum.Acaba bizim bakanlar ve vekillerde,altını çizerek söylüyorum..korumasız gelip şu hastanelere bir göz atabilirler mi?habersiz!..Yokya ne gerek var. Salla başı al maaşı....aaaaaaa bide sıkar gibi.Sonuç olarak eğer hayatımı idame ettirmek için paraya ihtiyaç olmasaydı bu çark başka dönseydi.İnanın o hastaneleri karış karış öğrenir, üzerime her türlü bilgi verilir yazan bir tisört giyer,ordaki insanları yönlendirmek için hacardım zamanımı.O kadar mağdur oluyor ki kişiler,benim yüreğim kaldırmıyor.Kaldıranlarda dev aynasında bir baksınlar kendilerine insani hiçbir değer taşıyorlarmı bünyelerinde..FATMA TUNÇ
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder