Burdur Ankara İstanbul İzmir Adana Diyarbakır Erzurum Samsun
BURDUR ANKARA İSTANBUL İZMİR ADANA DİYARBAKIR ERZURUM SAMSUN

ÇOK SATAN DÜNYALAR...

23 Eylül 2010 Perşembe

BU DEVLETE ÇOÇUK KAYYUMU GEREK!

Nasıl dinamik bir ülke… Ne skandalı, ne ilkleri bitiyor...

   Daha ÖSYM skandalı aydınlatılmadan  (Hoş! Görevden atılan bilgi işlem müdürü  Mustafa tütüncünün, dün gece yarısı yine ÖSYM binasında bulunması; sigara tüttürmek için olmayacağına göre, akıllarda soru işaretleri bırakıyor. Ve o kadar mağdur insanın hakkına yapılan sabotajın, gün yüzüne çıkarılması için verilen önemi gösteriyor. Tütüncü ne halt yemeye gitmiş olabilir? Oraya… Çocuk bile cevaplar bunu... Tabiî ki kalmış olduğunu düşündüğü delilleri yakıp tüttürmeye.) Netice itibariyle bu olguda TC ‘nin katliamlar, skandallar, cuntalar, faili meçhuller referansına eklenmiş olarak kalacak…

    Gelelim bugünlerin ilkine. Saadet partisinin kayyumu… Önce, ezber ve sınavlarla taçlandırılmış; eğitim sistemimizden kaynaklı eksikliğimden “kayyum ne la” dedim. Hafızamı şöyle sirkelerken , bir zamanlar kaza ile aldığım “Fetoş referansım” ile dini bir terim olduğunu hatırladım.Hatta  ablalarımın tavsiyesi ile gece karanlık fobimden ötürü okuduğum Ayetel Kürsi duasının ilk ayetinde olduğunu,ayrıca Allah’ın El-kayyum(ezeli ve ebedi olan)ismini de hatırlamamla….”Ana ne alaka “dedim.Tamam saadet partisi, Akp gibi “okyanus ötesi” takılıyor az ama, Kayyum ne alaka…
Neyse,  Sonra internetin o sınırsız nimetlerinden biri olan googleye  koştum. İşi gücü aramak olan bu motorda, aramaya koyuldum.Büssürü sözlük var maşallah .Ekşi,inci,Uludağ sözlük ve daha ismini sayamadığın yüzlerce.Ve neye hikmetse bu sözlüklerde Kayyumla ilgili bir şey bulamamakla beraber, bir gerçeğin daha idrakına vardım.Kemal Sunal’ınEşşekoğlu  eşşek” şiarının battığı RTÜK ve benzeri sansür kurumları ; bütün konuları belden aşağıya çeken bu bayağı , ahlaksız, porno sözcüsü sözlüklere neden el atmıyor?Acaba! Bu soruyla kıvranırken, Başbakan yardımcımız Hüseyin Çelik Bey’in “Ölen gerillaların, neden ölümü tercih ettiklerinden ve bunu engellemek için yapılması gerekenden çok. Fallosantrike düşünce  yapısıyla, direk sünnetli olup olmamalarını kontrole girişmesi, “acaba RTÜK ve devlet sansürü dediğimiz olaylarada  müdahale edebilme ihtimali var mı dır?”diye düşündürdü beni.Yani tabiî ki de olur. Akp iktidarı bağımsız bir kuruluş bırakmadı ki.Bu aşikar bir konu… Hatta o sözlük bozmaların da , iğrenç kod adlarıyla birkaç yorum dahi, bakanımıza ait  olabilir.Unutmayalım ki “Burası Türkiye”..Biri daha var.Onu anmadan edemecem. “ Hani benim recebim” son zamanlar, İran cumhurbaşkanı yardımcısıyla  baya samimi pozlar veriyorken (Her ne kadar olay, İran’ın , Türkiye bankaları üzerinden kazandıkları için,gösterdiği tepkime olarak adlandırılsa da)ben bunun altında da, Abazaca ve tayiphane bir bit yeniği hissediyorum.Artık her şeyi bekliyorum, bu yönetici müsvettelerinden…Neyse konuya dönüyorum. Daha dün aileden sorumlu bakan iken “flörtle, fuhuşu” bir tutan  bakanımız.Ve homoseksüel görüntüleri saymasak, her konuda “okyanus ötesine” danışan, İslam bayrağını ellerinden bırakmayan Başbakanımız. Dünü bırak,bugün  içki içiliyor diye; tophaneyi topa tutabilecek ,bir zihniyet  oluşturan öncülerimiz ve namus bekçileri park polisleriniz ile sözde ahlakınız nerde?Neden bu siteler hala aktif..Veya neden, namus bekçiliklerimize rağmen bu ülkede pisliğin önüne geçilemiyor? Biraz geriye gidersek; Neden onca ülkeyi gezip, Filistin’e  ulaşmak isteyen Barış gelini bizim ülkemizde pislikçe katledildi. Aşina ettirdiğinizden olmasın, kan akıtmaktan, savaşmaktan başka bir şeye odaklanamayışınız, koltuk sevdasına hayranlıktan başka işiniz yokmuş havasından olmasın. Bari RTÜK’ünüz ve sansürcü kurumlarınız  işini mış gibi yapmasın be, insaf be..Sorularımın da nedeni belli,uzağa bakmaya  gerek yok.Tepemiz de gölge etmekten başka işe yaramayan iktidar savaşçılarımız yüzünden…Şimdi Diyojenvari “gölge etmeyin, başka ihsan istemez” diyorum..
  Neyse konuya dönelim. TDK’nun büyük sözlüğüne güvenerek baktım ve buldum. Kayyum (Usulsüzlük yapıldığı iddası ile belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse.)imiş. Saadet partisinin kayyumunun sebebi ;Erbakan ’nın  yönetime veraset sistemi tarzında çocuklarını sokma gayreti ve buna  Kurtulmuşun karşı çıkması daha sonra  bir şekilde Kurtulmuşun  tekrar genel başkanlığa seçilmesi.Etki-tepki olayı içinde Erbakan’nın   usulsüzlük iddasıyla kongrenin iptalini istemesi ve mahkemenin de kongreyi kayyuma devretmesi gibi koca bir anekdot.
Ah! Ah! Ne kayyuma devredilecek konu var bu ülkede. İyi de kayyum görevlileri kim? olucak. Sicili temiz diplomalı mı? kaldı. Vah’ vah! halimiz yaman.”Burası Türkiye buradan çıkış yok.”sözü ne doğru. Neyse yabancı uyruklu kardeşlerimizi korkutmayalım ve ya turist gelirimizi baltalamayalım. Ama şu gerçeği de ifadeyi borç bilelim. Burası Türkiye, buraya gelen üzerine pislik sıçramadan çıkamaz. Hele güzel hiçbir amaç için gelmeyiniz. Nitekim barış gelinimizin sonu aşikâr. Bu ülkede her şey tepe taklaktır…
Hocadan tecavüz beklenir.
Ateistten, sadece adını koyamadığı inanç…
Zenginin ağzında “yok” lafı bitmez. Fakir son lokma ekmeğini paylaşmaktan çekinmez.
Baştakilere güven hiç olmaz. Bugün dediğini yarın hatırlamak işlerine gelmez.
Katliyam ve çuntalar taraf bulmakta zorlanmaz. Barış söylem ve dilekleri asılmaktan usanmaz.
BLA, BLA, VS,VB
 Bu yüzden! Ben derim ki; bu devletin kendisi usulsüz. Gelin 6-7-8 yaşlarındaki; devletin pis ve kalleş oyunlarına tanıklık etmiş, milliyetçilik hamuruyla kirletilmemiş çoçuklara kayyum edelim Devlet ocağını. Bakın! Görün ! Bu ülke o zaman ; Yıllardır  ulaşmaya çalıştığı “muasır medeniyetler seviyesini” aşmazsa, bugün ki yönetime bin basmazsa;Bende “evet” çıkarsa intihar edeceğini söyleyen.Ve evet çıkmasına  ,geçici 15.maddenin kaldırılmasına rağmen; cezalandırılacağı umuduyla ülkenin seferber olduğu, neye hikmetse hala (uşak ve hizmetçileri tarafından,tatmin edilmeye çalışılan) büyük, dokunulmazlık mühürlü Kenan Evren gibi intihar edeceğimi söylüyorum.
Manifestomu da sunduktan sonra; Eğer bu devlet cunta yapılacaksa, kayyum edilecekse ve anayasa çıkarılacaksa; bu ülke de bundan sonra bu vekaletin çocuklara verilmesinden yanayım. Nitekim büyüklerin doğru düzgün bir halt edecekleri yok. Bari yapılan ve atılan adımlar; artık! kirli, çıkarcılığa dayalı olmasın.
Bu ülke de az temizlik ve paklığı hak etmeli, bununda kayyumu çocuklardır..

FATMA TUNÇ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder